Kendime haksızlık ettim
- Öze Dönüş

- 14 Oca 2021
- 3 dakikada okunur

"Kişinin kendisine yaptığı en büyük haksızlık içindeki potansiyeli görmezden gelmektir.."
Adım Kübra.. 24 yaşındayım.. Bu yazımda kendime yaptığım haksızlıktan ve Yaşam Yolum'a nasıl ve neden başladığımı anlatacağım..
Bu blogu açmaya karar verme sürecindeyken beynimde hiç susmayan benim deyimimle bir 'ego adam' vardı..
Bunu yapacak potansiyelimin ve tecrübemin hiç olmadığını ve başarısız olacağımı söylüyordu..
Ona göre 'Tam anlamıyla hazır olunca(!) ve en doğru zamanda(!)' başlamalıydım..
Düşündüm..
"Yoksa haklı mıydı?"
"Ben hayatta neyi başarırdım ki?"
"Blog yazmak benim neyimeydi?"
"İnsanlar bu kadar güzel yazılar yazarken benim yazdıklarım yanlarında hiçbir şeydi!"
"Hem doğru zaman değildi tecrübelerim de yetersizdi"
Peki en doğru zaman ne zamandı?
Ya da nasıl tam anlamıyla hazır olacaktım?
Bunları nasıl anlayabilirdim ki?
Sonra bunu yapmayı neden istediğimi düşündüm..
"Yazmak ihtiyacı"
İşte kilit nokta burasıydı benim için..
Ne zamandan beri yazmaya ihtiyacım vardı benim?
Ya da yazmayı ne zaman sevdim ben ve ne zamandır yazmak hayatımda önemli bir yer kaplıyor?
Bunun cevabı çok eskilere dayanıyordu..
8 yaşıma..
O yaşlarda günlük tutmaya başlamıştım..
Ablamdan görüp onun teşvikiyle sevdiğim bir şeye dönüşmüştü..
Okuma yazmayı öğreneli pekte öyle uzun zaman olmamıştı tabii..
Küçük bir çocuk günlüğüne yazacak neyi bulursa onları yazıyordum..
"bugün okulda beden dersi vardı."
"sabah erkenden kalkıp çizgi film izledim"
"ablamla x yere gidecektik ama gitmedik"
Yazılarım bile o zaman eğitimi verilen el yazısıylaydı..
Kendim gibi küçük bir defterim vardı..
Zaman geçtikçe benim gibi defterlerim de büyüdü, içine yazdıklarım da..
Artık genç bir kız olmuştum ve defterlerimin içeriği de değişmiş; bunalım dolmuştu..
Kimselere dökemediğim içimi o satırlara döküyor rahatlıyordum
. Kalemler ve kağıtlar benim en iyi dostumdu..
Lise bitmek üzereyken bir forum sitesinden devam ettim yazmaya..
Tam 6 sene..
Site kapatılınca verdiğim onca emek çöp olmuş ve ben satırlarımdan da anılarımdan da uzak kalmıştım.. Yaşam Yolum'un en gerçek şahidi sayfalar yitip gitmişti.. Benimse Yaşam Yolum daha yeni başlıyor gibiydi.. 24'ümde..
Bir süre yeniden defterlere yöneldim..
Aynı tadı vermiyordu çünkü başkalarının okuduğu sayfalar öğrendiklerimi ve tecrübelerimi aktarmama da olanak tanıyordu..
Defterim öyle değildi..
Bir tek 'ego adam' vardı okuyan o da zaten her şeye muhalefet..
Ego adamın beni az daha ikna edeceği nokta yazmayı bilmiyor oluşumdu..
Akıcı bir yazı yazmak benim harcım mıydı?
Oysa ki ortaokulda öğretmenimiz yazdığım kompozisyonları beğenirdi.. Kompozisyon yazmayı da çok severdim.. Ego adam için bunca şey hiçbir şeydi tabi..
İşte bütün bunları düşünürken aldığım 'blog yazarlığı online eğitimi' beni cesaretlendirdi..
Hocamız yaza yaza kendimizi geliştirebileceğimizi söylüyordu..
"İlki kötü olur ikincisi kötü olur ama bellir bir noktadan sonra mutlaka daha iyi yazmaya başlayacaksınız"
O kadar doğruydu ki..
Yazmaya başlamazsam nasıl daha iyi yazabilirdim ki.. Başarısız olmadan başarıya nasıl ulaşılırdı..
Ben kendi kendime bunları düşünürken bir anda beynimde bir ampul yandı..
Benim yazmaya başlamadığım da nereden çıkmıştı?
8 yaşından beri günlük tutup 6 sene boyunca bir forum sitesinde 3 bin küsur gönderi paylaşan ben değilde kimdi?
110 binden fazla okunmam vardı ve pekte fena sayılmazdı..
Sonra ortaokuldaki kompozisyonlarım..
Daha 2. sınıfta annemize sevgimizle alakalı yazmamız istenen yazımın 1. oluşu..
4. sınıfta okullar arası bir kompozisyon yarışmasında 3. olan sınıf arkadaşımın yazısını dinlediğimde benim teknik aksaklıklardan bir türlü gönderemediğim yazımın daha iyi oluşunun yüzüme çarpışı.. Akabinde çok üzülüşüm..
Ben zaten yazıyordum!
Bunu sadece kendime ait ve yitip gitmeyecek bir yere taşımam gerekiyordu..
Korkmama ya da cesaretimi toplamama bile gerek yoktu.. Yalnızca senelerce yaptığım şeyi devam ettirmeliydim.. Bu kadardı.. Hepsi bu!
O noktadan sonra içimdeki ego adam sustu..
Beni ikna edebileceği hiçbir şey kalmamıştı..
Artık kendime güvenim vardı!
İşte Yaşam Yolum böyle başladı.. :)
Şimdi bu yazılarla en büyük amacım insanlara ufacıkta olsa yeni şeyler katıp faydalı olmak..
Deneyimlerimi anlatıp başkalarının işini kolaylaştırmayı, farkındalık katmayı, düşündürmeyi amaçlıyorum..
Bir kişi bile fayda gördüğünü söylerse ben zaten başarmış olacağım..
Hepimizin içinde bizi sürekli eleştiren ve yapamayacağımızı telkin eden bir ses vardır..
Öyle çok eleştirir ki bizi çoğumuz söylediklerine inanırız..
Sonrasında da çoğunlukla pişmanlık kaçınılmaz olur..
Bu ses bizi her zaman hak ettiğimiz yerden daha geride tutmaya çalışır..
Hedeflerimize ve hayallerimize en büyük keti vurur..
Siz siz olun içinizdeki ego adamın yıldızınızı söndürmesine izin vermeyin..
Sonra kendinizi onunla baş başa kalmış ve delirirken bulabilirsiniz..
Delirmenizi istemeyiz..
.
.
.
Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.. :)
Yorum bırakmak isterseniz seve seve okuyacağımı bilmenizi isterim..
@yasamyolumm Instagram hesabımdan da beni takip edebilirsiniz..




Yorumlar