top of page

Daha İyi Bir Ben'e.

  • Yazarın fotoğrafı: Öze Dönüş
    Öze Dönüş
  • 7 Şub 2021
  • 7 dakikada okunur

Merhabalarerhabalar.. Bir süredir bloğa herhangi bir yazı ekleyemedim.. Bugün yeni ve daha uzun bir yazıyla nihayet karşınızdayım 🤗 Bugün ki konum başlıkta da gördüğünüz gibi Daha İyi Bir Ben'e serisinin ilk yazısı olacak.. Bu seride kendimi geliştirmek ve iyileştirmek için en iyi versiyonuma ulaşmaya çalışırken aldığım kararları paylaştığım bir seri olacak.. Faydalı olup olmadığından, hayatımda neleri değiştirdiğinden bahsedeceğim.. Belki sizlere de fikir verir ve hayatınıza katabileceğiniz ilhamlar edinirsiniz diye düşünüp böyle bir seri hazırlamaya karar verdim.. Şimdiden okuduğunuz için teşekkür ederek yazıma başlıyorum iyi okumalar =) Bu yazacağım kararlardan ya da değişikliklerden kimisi yakın zamanda yapılmaya başlanılmış şeyler kimisini ise yeni uygulamaya koydum.. Aralarında kendi isteğimle değiştirdiğim şeylerin olmasıyla beraber kendiliğinden evrilen birçok durum da var.. Bunları neyin tetiklediğinden de bahsedeceğim.. Bunlardan ilki "Az Çoktur" felsefesi ve "Minimalizm" Bu felsefe minimalizmin yapı taşı diyebiliriz.. Minimalizm bir din ya da inanış değil.. Hayatımızı daha sade ama daha kullanışlı hale getirmemizi sağlayan bazı değişiklikler olarak tanımlayabilirim.. Minimalizmi ilk duyduğumda sanki tamamen ona göre bir hayat yaşamam gerekiyormuş gibi algılayıp bana göre olmadığını düşünmüştüm.. Aşırı keskin çizgilerden oluşan kararlar beni çok fazla boğuyor bu yüzden mümkün mertebe bu şekilde net değişimlerden kaçınıyorum.. Daha esnek olmayı tercih ediyorum.. Fakat minimalizm aydınlanmam hayatımda halihazırda zaten birçok konuda sade yaşadığımı fark etmemle oldu.. "Az çoktur" felsefesi şuan bana kendimi daha doymuş ve daha sade hissettiriyor.. Aslında İhtiyacım olandan fazlası sadece zihnimde karmaşaya sebep oluyor.. En önemlisi ise enerjimi tüketiyor.. Doğru dürüst giymediğim ama dolabımda var olan kıyafetlerimi evlilik sebebiyle şehir değiştirirken yanıma almadım mesela.. Neyi yanıma alacağımı ya da almayacağımı kararlaştırırken dikkat ettiğim husus 'bunu en son ne zaman giydim ya da kullandım?' sorusu oluyor.. Eğer aylardır kullanabilecek olmama rağmen kullanmadıysam demek ki gerçekten ihtiyacım yokmuş.. Bir elbiseyi giyiyor ama içinde iyi hissetmiyorsam bu da elemek için büyük bir sebep.. Bunu sadece nesnelerde değil sosyal hayatımda da uyguluyorum.. Konuşmadığım insanları sosyal medyamda ya da rehberimde tutmuyorum.. Ya da bir insanla olduğumda artık mutlu hissetmiyorsam arama mesafe koyuyorum.. Bu tarz değişiklikler kesinlikle bana çok iyi geliyor.. Bunlara harcayacağım enerjiyi daha yararlı şeylere yöneltmemi sağlıyor.. Diğer bir konu ise "Alışveriş ihtiyacı" Bunu henüz tam verimli bir halde uygulayamasam da elimden geleni yapmaya çalıştığımı söyleyebilirim.. Örneğin bir mutfak eşyası almaya niyetleniyorsam evde buna alternatif bir eşyam var mı diye kontrol ediyorum.. Evde hem elektronik hem de el rondom varsa başka farklı fonksiyonlu bir rondoya gerçekten ihtiyacım yoktur.. Az çoktur felsefesi burda da devreye giriyor gördüğünüz gibi.. =) Sahip olduğum eşyaları da gerçekten kullanmaya çalışıyorum.. Elimden geldiğince boşa bekleyen eşyalardan kurtuluyorum.. Daha kurtulmam gereken şeyler de var.. Zamanla değiştirilip evden uzaklaştırılacaklar.. Bu konunun getirdiği diğer bir madde ise az önce de değindiğim gibi  "Fazla eşya enerji tüketir" düşüncesi.. Her şeyin bir enerjisi var.. Bu yüzden evimizde duran eşyalar, hayatımızda olan insanlar ya da alışkanlıklar gerçekten bizim her anlamda enerjimizi tüketiyor.. Bu da doğal olarak zihinsel yorgunluğu ve isteksizliği beraberinde getiriyor.. Örneğin bir kağıda ulaşmak sade bir çekmecede mi daha kolaydır yoksa darmadağınık içi eşyayla dolu bir çekmecede mi? Cevap gayet basit.. Alacağınız basit bir kağıt bile olsa ulaşmayı zorlaştıran o dağınıklık bunu yapmanıza kesinlikle engel oluyor.. İsteğinizi kırıp tembelliğe bile sebep olabiliyor.. Bunu kendi hayatımda çok fazla deneyimledim.. Bu yüzden kesinlikle "az eşya daha yararlı enerji" diyorum.. Bir sonraki madde bunlardan farklı bir konu olarak "Su İçmek" Malum günde en az 2 litre su için deyip duruyorlar.. 2 litre şöyle dursun 1 litreyi göremediğim günler oluyor ama yemek yemek harici su içmek aklıma bile gelmiyor malesef.. Bunu değiştirmek için 'Yapılacalar listem'e madde ekleyip her içtiğim yarım litre için bir tik atmayı düşündüm.. Hadi su içeyim demeye başladım fakat birkaç yudumdan sonra midem bulanmaya başlıyor.. Buna devam edemedim.. Uygulama indirdim bu da pek işe yaramadı.. Sonra bir yerden 2 litre su içmesi gereken bireylerin sporcular olduğunu duyduğumda epey bir rahatladım.. Gün içinde ekstra içtiğim sıvıları da düşününce herhalde kendim için yeterli oluyordur diye düşünüyorum.. Bu konuyu biraz akışına bıraktım diyebilirim.. Bir diğer benim için imkansız görünen ama yapmayı galiba başarmak üzere olduğum şey ise "Cips Yemeyi Bırakmak" Çevremde bunu bilmeyen çok az insan vardır ya da hiç yoktur ki ben cips yemeye bayılırım.. Oturduğumda 2 büyük paket cipsi peş peşe gömebiliyorum ve bundan çok rahatsız olmaya başladım.. Aldırdığı kilolalar ve sağlığa zararları bir yana beni psikolojik ve maddi olarak da yıpratıyor.. Zaman geçtikçe algımda bir şeyler değişmeye başladı.. Sanki cips değil de artık zehir yiyormuş gibi hissetmeye başladım.. İçinde olan maddeleri düşünecek olursak buna yanlış da diyemeyiz.. Bu hissim ve vücuduma soktuğum zararlı maddelerin vicdan azabıyla birlikte "ben artık cips yemek istemiyorum!" Dedim.. Bu kararı almamın üzerinden bugün tam 1 ay geçti.. Ve ben bu kararı aldığım son paketler hariç sadece bir arkadaş davetinde az bir miktar yedim.. Yediğimde ise anladım ki artık büyük bir özlem duymuyorum.. Yemesem de olurmuş.. Cipsle alakalı şunu fark ettim.. Uzak kaldığımda bir süre sonra canım istemiyor.. Ama 1 paketi açmaya göreyim o paket bitmeden duramıyorum ve hatta devamını da istiyor günlerce düşünmeden edemiyorum.. Kriz geçiriyorum gibi oluyordu.. İçinde bağımlılık yapan maddeler olduğunu düşünüyorum bu yüzden.. Yani sonuç olarak cips yemeyi bıraktım.. Tabi ki evde kendi malzemelerimle cips denemeyi düşünüyorum benim bıraktığım kısım sağlıksız paket gıda kısmı.. Bu değişimi başardığım için gerçekten mutlu olduğumu ve kendime inancımın arttığını rahatlıkla söyleyebilirim.. =) Bir diğer başarmaya başladığım şey ise "Para Biriktirmek" Para bozdurduğumda geriye kalan bütün parayı doğru küçük çantama atıyorum.. Almak istediğim bir şey varsa ama ben almamak için kendimi durdurduysam sanki almış gibi o parayı da ekliyorum.. 1 sene boyunca bu birikime devam edeceğim ve sonrasında ne kadar bir parayı bir arada göreceğimi gerçekten merak ediyorum =) Bunu yapmaya da 1 aydır başladım henüz o paraya hiç dokunmadım.. Benim için gerçekten çok büyük bir başarı =)) 1 ay gittiğine göre kaldı 11 ay.. Barış Özcan'ında da dediği gibi 'Zinciri Kırma!' maya çalışacağım.. =) Bir diğer hayatıma katkısı olan durum ise "Zaman Yönetimi" Bununla alakalı bir yazı paylaşmayı düşünüyorum.. Orada daha ayrıntılı olarak bahsedip öneriler vereceğim.. Küçük bir özet geçersem zamanımı yönetebilmeyi öğrendiğimden beri ciddi değişimler yaşıyorum.. Bu da hayatımı köklü olarak değiştiren bir başka alışkanlık oldu diyebilirim.. Yazımın başında kendiliğinden değişen şeyler olduğundan bahsetmiştim.. Bunlardan birisi "Video İzleme Alışkanlığı" idi.. Önceleri sabahtan akşama kadar hiç yataktan çıkmadan bütün gün eğlence içerikleri izlediğimi  biliyorum.. Hayatıma hiçbir katkısı olmamakla beraber ciddi bir zaman kaybetmeme sebep oldu.. Bunun yerine daha faydalı şeyler yapsam çok daha başarılı olabilirmişim.. İşte bunu değiştirmek için açıkçası büyük bir çaba sarf ettim diyemem.. Evimize henüz internet bağlatmadığımız dönem mobil internetimi tüketmemek için izlemiyordum ve sonrasında galiba alışkanlık haline geldi.. Bunun yanında seyretmeyi sevdiğim içerikler de çok değişmeye başlamıştı.. Artık kişisel gelişim gibi bana faydası dokunacak şeyleri izlemeyi sevdiğimi fark ettim.. Şuan bu videoları asla izlemiyorum diyemem ama çok ciddi şekilde azaldı.. Bazen günlerce haftalarca hiç bakmadığım oluyor.. Ben genellikle yemek yerken bir şeyler seyretmeyi seviyorum çoğu insan gibi.. Bu videoların yerine dizi koydum.. 7 Numara dizisini çok severek izliyorum.. YouTube'u da artık daha çok Barış Özcan, Beyhan Budak, Hikmet Anıl Öztekin vs gibi isimleri dinlemek için kullanıyorum.. Tabi başka takip ettiğim kişisel gelişim kanalları da var.. Belki bir gün bundan da bahsederim.. =) İzlediğim kanallar itibariyle anasayfama düşen videolarda hep bu tarz videolara döndüğü için eğlence içeriklerini görmemeye de başladım.. İşte bu da beni mutlu eden bir başka maddeydi.. Bu videoların izlenilmesinin de ciddi düşüşlere maruz kaldığını duydum.. Açıkçası insanların bir anda bu videolardan kendilerini çekmelerine neyin sebep olduğunu merak ediyorum.. Belki de pandemi daha faydalı şeylere yönelmemizi sağlamış olabilir.. Bir diğer beni rahatsız eden şey ise "Hobi Açgözlülüğüm" dü.. Farklı hobilere uğraşlara çok ilgim var.. Bununla beraber ciddi bir tembelliğim de olduğu için evim hobi malzemesiyle dolu ama neredeyse hiçbirinin yüzüne baktığım yok.. Geçenlerde bir Ebru Seti gördüm ve almak için delirmeme rağmen almadım.. Kendime koyduğum şart evdeki hobi malzemelerimden yeteri kadar verim aldığım takdirde bir yenisine geçebilecek olmamdı.. Şuanlık bu şartıma uyuyorum =) Bu hobi konusuyla ilgili rahatsız olduğum bir detay ise mesela bir hobiyi yapmak için aldığım malzemeden başka bir malzeme varsa o olmadan o hobiyi kesinlikle yapmıyorum.. Bu aslında biraz mükemmeliyetçilik kategorisine giriyor.. Her şeyim tam olmadan o şeyi asla yapmak istemiyorum.. Ama asıl problem şu ki mükemmel hale getirdiklerimle de ilgilenmiyorum.. Boşu boşuna orada benim onları kullanmamı bekliyorlar kısacası.. Bu maymun iştahlılığımın önüne geçmeye kararlıyım.. İnanıyorum olacak! Kendime kattığım için çok gurur duyduğum bir başka özellik daha var.. "Öğrenme Açlığı" Yeni şeyler öğrenmeyi çok fazla sevdiğimi ve tembelliğimin bile bunun önüne geçemediğini fark ettim.. 2020'yi değerlendirdiğim yazımda da bahsettiğim gibi geçen sene içerisinde 13 farklı konuda eğitim alıp yeni şeyler öğrenmişim.. Bu benim için sahiden inanılmaz bir şey.. Birçoğu da hayatıma köklü katkılar sağladı.. Bunun beni gerçekten geliştirdiğini bildiğim için kendime bir şeyler katmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum.. Bu gerçekten paha biçilmez bir şey benim için.. Yavaş yavaş sona gelirken bir diğer konumuza geçmek istiyorum =) "To do list" Yani yapılacaklar listesi.. Bunu önceden çok fazla hayatıma sokmaya çalışmış olmama rağmen birçok kez başarılı olamadım fakat bu sene buna sadık kalacağıma çok inandım.. Gerçekten faydasını da gördüm.. Tabi deneyimleyerek değiştirdiğim maddeler vs de oluyor.. Bu şekilde her ay yeni liste tablomu oluştururken kendim için en faydalı olanı bulacağıma ve çok iyi verim alacağıma inanıyorum =) Bu şimdi bahsedeceğim konu daha çok zihinsel bir değişiklik.. Ben kendime genel olarak çok acımasız davranan bir insanım.. Ufacık bir hata yaptığımda kendimi aşırı rezil olmuş gibi hissederim.. Bunu değiştirmek için ne zaman kendimi kötü hissettirecek bir hata yapsam bu hatayı başka insanların da yapabileceğini kendime hatırlıyorum.. Örneklendirmem gerekirse yolda yürürken düştüyseniz bundan utanmanız ya da günlerce bunu düşünmenize gerek yok.. Bir mağazaya girerken kapıyı yanlış yerden açmaya çalıştıysanız emin olun bunu dünyada milyonlarca insan yapıyordur.. Bu tarz durumlarda kendime adil olmayı öğrendim.. Kendime en büyük değişimi sağladığını düşündüğüm maddeyi en sona bıraktım.. "Sosyal Fobi" Malesef neredeyse çocukluğumdan bugüne kadar sosyal fobi denen illetle uğraştım durdum.. Önüme gelen birçok fırsatı kaçırdığım bu problemimde çok ciddi bir yol kat ettim.. Tek başına dışarı çıkmanın bile zor geldiği bir Kübra'dan otobüste hiç tanımadığı birisiyle iletişim kurup numarasını alan bir Kübra'ya dönüşme yolculuğuma ayrı bir yazıda değineceğim.. Bütün bunları yaparken zannetmeyin ki kusursuz ilerliyorum.. Birçok kez düşüp kalktığım kendime inancımı yitirdiğim zamanlar oldu ama kendime hep şunu hatırlattım.. "Önceden Başardıklarını Hatırla!" Bu bana inanılmaz motivasyon sağlıyor.. Bir kere yaptıysam neden yine yapmayayım diyerek kendimi ayağa kaldırıyorum =) Bu ufak maddeyle artık yazım burada bitiyor.. Okuduğunuz için gerçekten çok teşekkür ederim.. Bütün gönlümle dilerim ki size de bir faydası olur.. Hep inanırım ki hiç beklemediğimiz anlarda ve mekanlarda bazı ipuçları bizi bambaşka biri yapabilir.. Kim bilir belki size de ben vesile olurum.. Bu bloğun kurulma amacı da tam olarak bu zaten =) Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.. Allah'a emanetsiniz =)

Yorumlar


Yazı: Blog2_Post

Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

©2020, Yaşam Yolum tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page